Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 114,809
DOLAR 6.86
EURO 7.76
ALTIN 396.96

Türkiye’de inşaat sektörünün gelişimi, ekonomiye etkileri ve sektör yoğunlaşması204 defa okundu

kategorisinde, 09 Haz 2020 - 16:31 tarihinde yayınlandı
Türkiye’de inşaat sektörünün gelişimi, ekonomiye etkileri ve sektör yoğunlaşması

Şüphesiz bir ülkeyi ekonomik açıdan etkileyen en büyük sektörlerden biri inşaat sektörüdür. İnşaat sektörü barınma ihtiyacının karşılanması amacıyla çok eski yıllardan beri devamlılığını sürdürmekte ve gelişmektedir. Türkiye’de ise inşaat sektörü belli dönemlerde gerilemiş belli dönemlerde ise büyük bir ivme yakalamıştır. Bu olumlu ve olumsuz ivmeleri, gelişimi ve sektör yoğunlaşmasını birkaç başlık altında inceleyelim.

Türkiye’de inşaat sektörünün gelişimi

2010-2014 yılları arası Türkiye inşaat sektör gelişimini ele alacak olursak genel anlamda bir yükselme ve toparlanma olduğunu göreceğiz. Her ne kadar inşaat sektörü Türkiye’de kendini yeni yeni göstermeye başlasa da oldukça büyük işlere imza attı. Özellikle 2010-2014 yılları arasında bir toparlanma yaşadı. Bu toparlanma inşaat sektörünü canlandıracak düzeyde oldu. Devlet teşvikleri ve hibeler sayesinde sektöre yeni girişimciler ve katılımcılar eklendi. Eklenen bu girişimci ve katılımcılar da sektörün canlanması ve büyümesine yol açtı. Devlet teşvikleri ve hibeler ile gelişen inşaat sektöründe yeni istihdam alanları ve iş imkanları oluştu. Oluşan bu iş imkanları neticesinde üniversitelerde bazı bölümlere yoğunlaşmalar oldu. Oluşan bu yoğunlaşmalar neticesinde inşaat sektörü Türkiye için nitelikli çalışanlara sahip olmaya başladı. Kazanılan bu nitelikli çalışanlar sayesinde ise inşaat sektörü adeta çağ atlayarak yeni bir döneme girdi. Bu dönem 2014 yılında başladı ve 2017 yılına kadar sürdü.

Bu yıllarda inşaat sektörü gelmiş geçmiş en büyük kar oranlarını elde etti. Özellikle konut taşışları tavan yaptı. Devlet bu dönemde teşvik ve hibelere devam ederek ekonominin canlanmasını sağladı. İnşaat sektörü, Türkiye için 2010 yılının 2. çeyreğinde % 21 büyümüştü. Bu büyüme o dönem için oldukça büyük olarak görülüyordu. 2014 yılının 2. çeyreğinde ise bu büyüme rakamı geride bırakıldı ve 2014 ve 2017 yılları arası inşaat sektörü Türkiye için % 27 ve % 30’luk büyümeler yakaladı. Bu büyüme dönemlerinde birçok yeni firma ve şirket kuruldu. Küçük müteahhitler bile işlerini büyüterek kendilerini geliştirdiler. Dünyada inşaat sektörüne yön veren dev kar oranlarına sahip firmalar Türk firmalar ile ortaklık kurmak istediler. Bu dönenme yabancı firmalar ile ortaklık kurulması Türkiye’yi dış ülkelere daha iyi tanıtmış oldu.

Önceki yıllarda oldukça iyi olan büyüme rakamları ve kar oranlarının aksine 2017 yılında inşaat sektörü Türkiye için oldukça kötü bir döneme girdi. Dış ülkelerle yapılan bazı ilişkilerde sorunlar yaşanması ve Türk lirasının diğer para birimleri karşısında değer kaybetmesi sektörü oldukça kötü etkiledi. Bu etki 2016 yılında başladı ancak en net etkilerini 2017 yılında göstermeye başladı. Bu olumsuz etkiler sektörde büyük bir daralmaya neden oldu.

Türk para biriminin değer kaybetmesi ve ekonominin kötü bir döneme girmesi nedeniyle inşaat sektörü küçülmeye başladı. Sektör her ne kadar ülke ekonomisine katkı sağlasa da kendi içinde bazı olumsuzluklara neden oldu. Bu olumsuzlar önceki dönemlerde yakalanan büyüme rakamlarının gerisinde kalınmasına yol açtı. Oldukça buhranlı bir sürece girmiş olan inşaat sektörü 2017 yılında çoğu küçük inşaat işletmesinin ve yapı müteahhitinin zarar etmesine ve iflas etmesine neden oldu. Çoğu iş fes edilmese de bitirilme süreleri arttırıldı. 2018 yılında devlet bu kötü gidişe dur demek adına teşvik ve hibeler noktasında firmalara büyük destekler sundu. Sunulan bu destekler ile işler bir nebze iyiye gitti. Kısa süreli de olsa güzel bir ivme yakalandı. Yakalanan bu ivmenin kaybedilmemesi adına bazı çalışmalar yapılmaya devam edildi ancak başarılı olunamadı. Sektör her ne kadar Türkiye ekonomisi için büyük gelişmelere yol açsa da eskisi kadar canlı ve kar oranı yüksek bir sektör olarak kalmadı.

Türkiye’de ekonominin inşaat sektörüne etkilerinin nedenleri

Elbette inşaat sektörünün ekonomiyi etkilediği gibi ekonomi de inşaat sektörünü etkileyebilir. Bu ekonomi hem küresel hem de ülke çaplı olabilir. Küçük inşaat işletmeleri ve müteahhitler sadece ülke çaplı ekonomiden etkilenirken büyük firmalar ise küresel ekonomiden de etkilenirler. Ülke çaplı bakacak olursak Türkiye ekonomisi 2018 yılına kadar oldukça olumlu ilerlediği için inşaat sektörünü de olumlu etkiledi. Bu olumlu etkilerin nedenlerini detaylandıracak olursak ülkenin henüz yeni yeni bazı işleri oturtmasını ilk sıraya alabiliriz.

Ülke 2010 yılına kadar bazı problemler ve ardı sıra gelmeyen sorunlar yaşmaktaydı. Bu problemler yabancı ve Türk yatırımcılar için bir güven ortamı oluşmasını engelliyordu. Bu güven ortamının sağlanamaması neticesinde yabancı yatırımcı, Türkiye içinde yatırım yapmak istemiyor ve Türk yatırımcılar da dış piyasaya yöneliyordu. Bu durum haliyle ülkenin en büyük sektörlerinden biri olan inşaat sektörünü de olumsuz etkiliyordu. 2010 yılından itibaren ise alınan devlet kararları ve ülke içerisinde bazı konularda iyileşmeler sonucunda bir güven ortamı oluştu. Oluşan bu güven ortamı yabancı yatırımcıyı çekti ve sektöre bir ivme kazandırdı. Haliyle bir gelişme görüldü. Bu gelişmenin sürdürülmesi amacıyla sektör teşvikleri arttırıldı. Bu dönemde alınan doğru kararlar sektörün gelişmesine yardımcı oldu. Ekonominin gelişmesinin yanı sıra dış ülkeler ile ilişkiler de iyileştirildi. İyileşen bu ilişkiler de inşaat sektörüne destek oldu.

2018 yılına kadar iyi giden ekonomi çoğu konuda ülke için gelişmeler sağladı. Fakat 2017 ve 2018 yılında dış ilişkilerde zayıflama oldu. Bu zayıflama doğrultusunda Türkiye ekonomisi önceki yıllara göre daha az bir büyüme rakamına sahip oldu. Önceki yıllara göre daha az olan büyüme rakamları ülke ekonomisinin lokomotifi olan inşaat sektörünü olumsuz etkiledi. Sektör bazında bakıldığında çimento, tuğla ve demir gibi inşaat malzemelerinin fiyatlarının oldukça arttığı görüldü. Artan bu fiyatlar konut fiyatlarının da artmasına neden oldu. Konut fiyatlarında görülen bu artış da haliyle satışları olumsuz etkiledi. Kısacası ekonomide alınan kararlar küçük bazda inşaat sektörünü etkilemese de büyük ölçekte oldukça etkili olmaktadır. Bu nedenle inşaat sektörü Türkiye için ekonomi ile paralel bir zeminde bulunmaktadır.Bu paralel zeminde büyümek için ekonomiyi iyi bir şekilde tanımak ve takip etmek gerekir.

Sektör yoğunlaşması

Özellikle 2010-2017 yılları arasında görülen yükseliş ivmesi ve inşaat sektörünün gelişmesi üzerine sektördeki yoğunlaşma da arttı. İnşaat sektörü bu dönemde Türkiye için ekonominin lokomotifi oldu ve de olmaya devam ediyor. Gelişen inşaat sektörü, inşaat mühendisliği, inşaat teknikerliği ve elektrik elektronik mühendisliği gibi birçok mesleğin popülerlik kazanmasını sağladı. Popülerlik kazanan bu mesleklerde üniversiteler bazında büyük bir yoğunluk yaşandı. Görülen bu yoğunluk nedeniyle Türkiye için inşaat sektöründe çalışan sayısında artış görüldü. İnşaat sektörü bu çalışan sayısının artması üzerine çok büyük istihdam verilerine sahip oldu. İnşaat sektörü 2014 yılı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye ekonomisinin % 10’luk kısmını 2016 verilerine göre ise % 14’lük kısmını oluşturmaktadır. Sektör elde ettiği yüksek kar oranları sayesinde birçok firmanın da bu işe başlamasını sağladı. Yoğunluk giderek arttı ve tepe noktasına ulaştı. Neredeyse her şey olumlu giderken ekonomide yaşanan bazı sorunlar nedeniyle sektör 2018 yılında gerileme dönemine girdi. Bu gerileme dönemi ile sektördeki yoğunlaşma azaldı. Yeni mezunlar iş bulmakta zorlanmaya başladı, birçok firma işlerini fes etti ve iflas sürecine girdiler. Bu dönemde yoğunluk olmasa da sektöre talep oldukça fazla olmaya devam etti.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
İstanbul Üniversitesi İktisat mezunu. Planlama uzmanı
YORUM YAZ