Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 114,809
DOLAR 6.86
EURO 7.76
ALTIN 396.96

Politika uygulayıcılar vites yükseltti231 defa okundu

kategorisinde, 28 May 2020 - 23:28 tarihinde yayınlandı
Politika uygulayıcılar vites yükseltti

2019 yılı aralık ayında Wuhan kentinde ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını sosyal hayatın yanında ülke ekonomilerini olumsuz yönde etkiledi. Ülkelerin para politikası uygulayıcıları (merkez bankası) ve maliye politikası uygulayıcıları (hükümet), bu salgın sürecinin en az kayıpla atlatılması için politikalar uygulamaya başladı. Amerika Birleşik Devletleri yönetimi, bu kapsamda 2,1 Trilyon dolarlık bir destek paketi açıkladı. Bu tutar ABD’nin GSYH tutarının yüzde 10’undan büyük. Kapitalizmin zirvesini yaşayan ABD’nin böyle bir destek paketi açıklaması ülke ekonomisini rahatlattı. Özellikle sağlık alanında tam kapitalist olan ABD, coronavirüs tedavisi ve ekipmanları için hastanelere destekte bulundu.

ABD başkanı Trump’ın neden bu kadar yüksek yardım paketini onayladığı konusunda ise yapılan yorumlar; Yaklaşan başkanlık seçimleri Trump’ın destek paketi için olan fikirlerini etkilediği yönünde.

Gelirinin 75 bin dolardan az olan kişilere maddi destek sağlanması, kobi ve esnaflara kredi verilmesi (kapitalist sistem gereği olarak destek yerine kredi), büyük şirketlere 500 milyar dolar civarında destek sağlanması. Bu destek paketi, ABD’de akıllara bazı şirketlerin devlet eliyle büyütüleceği dedikodularını yaydı. Bu bağlamda Türkiye’de de böyle bir yardım paketi şaibe yaratır. Çünkü Türkiye’de kurumsal sistem mekanizması gelişmemiş. Şirketlerin ve firmaların ekonomik bilançoları düzgün bir şekilde kayıt altına alınmıyor. KGF kredilerine verilen ek 25 milyarlık destek de bu şekilde faydalı olamaz. Bankalar Karşı tarafın ekonomik durumunu doğru şekilde analiz edemez ve destek yanlış kişilere gitmiş olur.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası da 2018 ve 2019 yılına kıyasla para arzında emisyonu yüzde 55,45 oranında arttı. Bu emisyon sonucu alınan likit para DİBS’ler için kullanıldı.

Para arzı ABD için sorun teşkil etmez çünkü merkez bankası rezerv, fakat Türkiye’de hem Merkez Bankası rezerv para basamıyor hem faiz oranları hem de enflasyon yüksek. Bankalar ancak halkı ve esnafı finanse edebilecek düzeyde. Devlet finansman için dış borçlanmaya gitmek zorunda. Kamunun dış borcu yüksek olmasa da bu özel sektör için aynı değil. 500 milyar dolara yakın dış borcu olan özel sektörün işi zor. Bu büyük Avrupa devletleri ve ABD için aynı değil çünkü onlar dolar ve Euro basıyor yabancı para ile borçlanmıyor. Bizim, diğer gelişmiş Batı ülkelerinden farkımız, para birimimiz uluslararası piyasalarda talep görmüyor ve tüketimimizin önemli kısmını yurtdışından sağlıyoruz. Dolayısıyla bizim yabancı paraya ihtiyacımız var.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
İstanbul Üniversitesi İktisat mezunu. Planlama uzmanı
YORUM YAZ