Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,124
DOLAR 7.66
EURO 8.91
ALTIN 458.49

Dünyada ve Türkiyede yaşanan istihdam sorunları336 defa okundu

kategorisinde, 26 Haz 2020 - 00:32 tarihinde yayınlandı
Dünyada ve Türkiyede yaşanan istihdam sorunları

2019 yılının sonunda Çin’de ortaya çıkan COVİD-19 salgını tüm dünya’yı etkisi altına almıştır.Salgın  ülkelerin  ekonomik ve iş gücü piyasalarını alt üst etmiştir.Ayrıca salgın, üretim cephesinin yanında tüketici yönünüde olumsuz etkilemiştir.Örnek olarak havacılık,turizm,lojistik…vb birçok sektörde faaliyet gösteren işletmeler gelirlerinde kayıplar yaşamış,iflaslar görülmüş ve iş kayıpları yaşamıştır.Özellikle büyük işletmelerden  çok  orta ve küçük işletmeler (KOBİLER) ve düşük gelirli hanehalkları yaşanan salgından daha fazla etkilenmişlerdir.Çünkü salgını engellemek için alınan sokağa çıkma yasağı,seyahat sınırlamaları…vb önlemler çalışan pek çok kişinin işlerine gidememesine ya da yarı zamanlı çalışmasına sebep olmuştur.Bunun sonucunda ise işletmelerin üretimleri azalmış ve iş gücüne olan talepleri  düşmüştür.Bu da insanların işsiz kalmasına ya da gelir kaybı yaşamalarına neden olmuştur.İlerleyen dönemlerde ise  iş gücü piyasasında  ve iş kalitesine  (ücretler,sosyal haklar…) yönelik haklar konusunun  ne olacağına dair belirsiz bir ortam bulunmaktadır.İşletmeler ise  bu belirsizlik ortamından dolayı pek çok yatırım, işe alım… vb gibi uygulamarını ertelemiştir.

İstihdam  piyasasıda salgınla beraber dönüşüm geçirmeye başlamıştır.Özellikle hizmet sektöründe  faaliyet gösteren işletmeler ilerleyen dönemde köklü bir değişim yaşayacaktır. Örneğin bu süreçte pek çok işletme(bankacılık,finans,yazılım,reklamcılık…vb)evden çalışma sistemine geçmiştir.Buda gelecekte “Home-office” kavramının daha sık kullanılacağını göstermektedir.Ayrıca sanayi sektöründe ise işletmeler bu sürecin  devam etmesi halinde  iş gücünü düşürüp daha çok teknoloji ağırlıklı (otomasyon ,robotik) üretime geçebilirler.

İstihdamın hangi ekonomilerde daha hızlı toparlanacağının öngörülmesi  devam eden bu salgın sürecinde çok zordur. Gıda, kişisel bakım ve hijyen ürünleri üreticisi Unilever’in CFO’su Graeme Pitkethly, WSJ’ye yaptığı açıklamada,”V şeklinde bir toparlanma gösteren senaryolarımızın tamamını kenara koyduk. Muhtemelen Covid-19 ile uzun bir dönem birlikte yaşayacağız”demiştir.Bu da ülkelerin salgınla mücadeleye devam edeceğini  ve ülkelerin  ekonomi, istihdam konusundaki hamlelerinin ne olacağını belirsiz olduğunu göstermiştir.Ancak Çin’in ilk pandemi ülkesi olması Çin’e diğer ülkelere karşı avantaj sağlamaktadır.Çünkü diğer ülkeler salgınla mücadeleye devam ederken ÇİN toparlanma sürecine girmiştir.ABD ve Avrupa’da yapılan makroekonomik araştırmalara göre  ise ekonomik büyüme  ve istihdam rakamlarının  2019’daki düzeylerine dönmesinin 2 yıl süreceğini tahmin etmektedirler.

Salgın sürecinde Uluslarası Çalışma Örgütü’nün (ILO) dünya çapında  ülkelerin  aldığı sosyal yardım önlemlerini açıkladı.Bunlardan bazıları sağlık alanında,istihdam alanında (işşizlik yardımları,işgücü piyasa önlemleri),emekli maaşlarında düzenlemeler,gıda ödeneği…vb gibi birçok sosyal yardımı kapsıyor.Çoğu ülke bu sosyal yardım ve önlem politikalarını bütçelerine göre  uygulamaktadır.Ancak ABD,ALMANYA…vb gelişmiş ülkeler bu politikalar haricinde açık bütçeyle krizi yönetmeyi göze almış durumdadır. Salgın sürecinin piyasa ekonomisi anlayışı ile sürdürülemeyeceği anlaşılmış devlet müdahalesinin,bütçe açıkları vererek, para basmayı (Örneğin:ABD’de FED’in uyguladığı 2 trilyon dolarlık  mali genişleme kararı) göze alarak ya da gerekirse kamulaştırmaya giderek yönetilmesi gerektirdiği anlaşılmaktadır.Alınan bu önlemler  ekonominin durgunluğa girmesini ve istihdamın devamlılığını sağlamak için yapılmıştır.Ancak ülkelerin uyguladığı bu politikalar (genişleyici para ve maliye politikaları…)ilerleyen dönemlerde yaşanabilecek sorunlara (enflasyon oranlarının artışı,faiz oranlarının değişmesi…) yol açabilir.

Ülkemizde ise salgın  sürecinde istihdamı korumaya yönelik  diğer ülkelerle  benzer politikalar izlemiştir.Bunlardan bazıları kısa çalışma ödeneği,banka kredi geri ödemelerinde erteleme, faiz oranlarının düşürülmesi…vb’dir.Alınan  önlemler kısa vadede etkili olabilir ancak uzun vadede ekonomik problemlere yol açabilir.Örneğin salgın yüzünden  piyasalarda  durgunluk  yaşanmasını önlemek amacıyla verilen düşük faizli kredilerin ödenmemesi halinde, bankacılık sektöründe krize  neden olabilir.Bunun haricinde verilen kısa çalışma ödeneği ve düşük gelirli hanehalklarına yapılan ücret yardımlarının sürdürülebilirliğinin kamu bütçesi açısından ne kadar devam edeceği belirsizdir.Ülkemizde alınan kısa vadeli çözümlerin yerine daha uzun vadeli çözümlerin alınması gerektiğini düşünüyorum.Çünkü yakın geçmişte günü kurtarmaya yönelik yapılan ekonomik politikalarıın ülkemizi daha zor durumlara soktuğunu hala akıllardadır.

Ayrıca ülkemizde salgından önce pek de parlak olmayan istihdam piyasası salgın sonucunda daha da kötü bir hale gelmiştir.Şu anda genç işsizlik oranının %25 lerde gezdiği bir ortamda bulunuyoruz. Bende üniversiteden yeni mezun olacak bir birey olarak kafamda işsizlik konusu hakkında  büyük soru işaretleri taşımaktayım.Sadece ben değil sınıf arkadaşlarımın kafasında da aynı soru işaretleri bulunmaktadır.Birbirlerimizle konuştuğumuzda ne yapacağız diye tartışıyoruz.Çoğumuz iş bulamazsak ya KPSS’ye hazırlanırım ya da yüksek lisansa başvururum diyor.Ülkemizde pek çok genç  işsizlik konusunda aynı sorunlarla karşı karşıyadır.Çoğu genç işsiz kalmaktansa okuduğu bölümlerle ilgili sektörlerde çalışmak yerine farklı sektörlerde çalışmak zorunda kalmaktadır.Bu  ortamda  istihdam piyasasının ne olacağı hala belirsizliğini korumaktadır. Ancak ben istihdam piyasasının kolay kolay iyileşeceğini düşünmüyorum.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
YORUM YAZ