Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,076
DOLAR 7.30
EURO 8.58
ALTIN 476.02

COVID-19’un gelişen ekonomilerde olası etkileri143 defa okundu

kategorisinde, 19 Tem 2020 - 23:55 tarihinde yayınlandı
COVID-19’un gelişen ekonomilerde olası etkileri

2020 Aralık ayında Çin Halk Cumhuriyeti’nin Wuhan Kentinde ortaya çıkıp kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını küresel boyutta tüm dünya ülkelerinin ekonomisini olumsuz yönde etkiledi. Tüm dünyada üretim ve hizmet sektörü durma noktasına geldi. Yer yer sokağa çıkma yasakları getirildi. Dünya Sağlık Örgütü’nün Covid-19 salgınını pandemi ilan etmesinin ardından tüm ülke hükümetleri salgın ile ilgili girişimlerde bulundu. Bu durum gelişmişliği tamamlamış ülkerde zor olmadı. Almanya gibi gelişmişlik seviyesi yüksek, iktisadi büyüme ve kalkınmasını yapmış ülkeler sistemlerinin de düzgün olmasından ötürü bu durumu en az zararla atlattı. Bu durumda kötü sonuç alan gelişmiş ülkerde de göz önüne geldi. Amerika Birleşik Devletleri dünyanın en güçlü ekonomesine sahip olmasına rağmen salgınının faturasını ağır ödedi. Hatta bir süre sonra salgının merkezi haline geldi. Bunun en büyük sebebi tabiki sistemdir. Dünyada oldukça yaygın olan Kapitalist sistem, Amerika Birleşik Devletlerin’de tam anlamıyla hüküm sürmektedir. Ülkenin fazla kapitalist olması sistemde açıklar doğurdu ve salgının önüne geçilemedi. Halka 2.1 Trilyon Dolar likit destek sağlandığı halde vatandaşlar sağlık hizmeti almakta oldukça zorlandı.

Covid-19 küresel pandemisinde en büyük yaraları Türkiye gibi gelişmelte olan ülkeler aldı. Türkiye son senelerde ekonomik bulanım yaşamaktaydı. Bunun en büyük sebepleri yüksek döviz, katma değeri yüksek ürün üretiminin minimal seviyede oluşu, genç işsizlik oranının yüksek oluşu ve yüksek vergilerdir. Türk lirası son 3 senede türk lirası karşısında oldukça değer kaybetti. Bu durum ülkenin alım gücünü düşürdü. 2020 yılı mart ayında Covid-19 salgını Türkiye’de görüldü. Hükümet salgın konusunda erken tedbirlere gitti. Vaka sayısı düşükken çou eğlence mekanları kapatıldı, hizmet sektörleri uzaktan çalışma modeline geçti ya da tamamen kapatıldı.

Hükümet yardım politikaları çerçevesinde  yaklaşık 200 milyar Türk Lirası nakit yardım paketi açıkladı. İstihdamın azalmaması için iş fesih hakkı askıya alındı ve belli şartları taşıyan çalışanlara kısa çalışma ödeneğinden yararlanma hakkı verildi. İşten çıkarılan kişilere işsizlik fonu tarafından nakit ödeme yapıldı. Zaten işsizliğin yüksek olduğu Türkiye’de coronavirüs salgını ekonomiye ve piyasalara negatif etkide bulundu. Türkiye, ihracatta tekstil, ham madde ve tarım ürünleri gibi ürünleri yurt dışına gönderiyor. Salgında gıda ihtiyacının devamlılığı sağlanması açısından tarım ihracatı devam etti. Fakat teksitil ürünleri ihracı durma noktasına geldi. Ülke toplumları tüketim kavramında uzak kaldı. Karantina kavramı tüketim olgusunu bitirdi. Global anlamda üretim bazı sektörler harici durma noktasına geldi. Ülke içinde üretim durdu, yurt dışına da ham madde ihracı yapılamadı. Yerli para birimi, yabancı para karşısında daha çok değer kaybetti.

Grafikte görüldüğü gibi şubat ayı sonrası yerel kurda büyük düşüş yaşandı. Mayıs ayında Dolar 7,10 Türk lirasına ulaştı.

Ülke içinde ekonomik güven ortamının olmaması ülke içine sermaye akımının azalmasına neden oldu. Sermaye piyasalarında işlem gören şirketlerin bazıları büyük oranda değer kazanırken bazı şirketler büyük ölçekte değer kaybetti. 

Nisan ayında BİST endeksi son 15 yılın en yüksek seviyesini gördü. BİST endeksi 87.888,61 ile nisan ayında en düşük seviyesini görürken, küresel risk iştahındaki artışa paralel 12,79 değer kazandı ve 101.110,10 seviyesine çıktı. Bu rakam son 15 yılın en yükseği.

Açıklanan TÜFE rakamlarına göre Türkiye’de geçen yılın aynı dönemine kıyasla düşüş yaşandı.

Türkiye’de açıklanan işsizlik rakamı yüzde 12,3 olarak açıklandı. Bu oran geçmiş döneme göre düşüş gördü. İstihdam rakamı ise yüzde 42’i oranını gördü. Bu rakamda geçen döneme göre azalış gösterdi. Bir ülkede hem işsizliğin düşebileceği hem de istihdamın düşebileceği görüldü. Buradaki tezat durumun en büyük sebebi, iş verenin iş fesih hakkının dondurulması olarak görüldü. İşten çıkarma yasak olduğu için ayrı zamanda işsizlik ödeneği olan kesimin istihdama eklenmesi rakamlarda tezatlık oluşturdu.

M. Mustafa GÜNEŞ

Haber Editörü : Tüm Yazıları
İstanbul Üniversitesi İktisat mezunu. Planlama uzmanı
YORUM YAZ