Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,120
DOLAR 7.62
EURO 8.90
ALTIN 457.78

Bankacılık Sektörünün Türkiye Ekonomisindeki Önemi692 defa okundu

kategorisinde, 20 Nis 2020 - 16:55 tarihinde yayınlandı
Bankacılık Sektörünün Türkiye Ekonomisindeki Önemi

Bankacılık sektörünün Türkiye ekonomisindeki önemi 80’li yıllardan bu yana konumunu koruyor. Özellikle bu yıllardan itibaren dışa açılan Türkiye özel sektörün gelişimini sonuna kadar yaşamış bir ülke.

Türkiye 1980’li yıllarda serbest piyasa ekonomisine geçiş yaptı. Böylelikle Türk mali yapı sistemi bir revizeye girdi. Piyasalarda serbestiyi ön gören reformlar gerçekleştirilerek bankaların daha rekabetçi bir ortamda çalışmasına olanak sağlamasıyla dikkati çekmiştir. Tek seçenek çizgisinden çıkan Türk ekonomisi artık daha farklı bir yola giriyordu. Zaten özel sigortaların hayatlarımıza girişi de bu tarihlere rastlar.

Bankacılık Sektörünün Türkiye Ekonomisindeki Yeri

Bu reformlar bankacılık ürün ve hizmetlerinin geliştirilmesine, altyapı değişikliklerine bunun yanı sıra gelişmelerin hızlanmasına neden oldu. Aynı zamanda bankacılık sektörünün mali sistemdeki payının da artmasına yol açtı. Açıkçası bu çok hızlı bir ilerlemeydi.

Türkiye’de fon akımlarının önemli bir bölümü bankacılık sektörü üzerinden yapılıyor. Bankacılık sektörü toplam mali sektör aktifler sayı ve büyüklük olarak artma eğilimi gösterdi. Bu da bankacılık sektörünün Türkiye ekonomisindeki önemi gibi bir konunun kritikliğine dikkat çekiyor aslında. Yüzde 75 civarında bir paya sahip ki bu azımsanacak bir dilim değildir. Mali işleyişte bankaların ağırlığı azımsanamayacak ağırlığını da göstermiş oluyor.

Bankacılık sektörünü etkileyen tabii ki belli başlı faktörler bulunuyor. Bunlar makroekonomik istikrarsızlık, yüksek kamu kesimi açıkları, kamu bankalarının sistemi çarpıtıcı etkilerinin yanı sıra risk algılama ve yönetiminin zayıflamasıdır. Bu sürecin doğal olarak Türk bankacılık sistemine belli başlı olumsuz dönüşleri de olmuştur.

Maalesef değişen ve gelişen bu küresel dünyada ekonomiler birbirlerine görünmeyen bir iplikle bağlı. Bu da dünya ekonomisinde ufak da olsa bir etkinliği olan ülkenin yaşadığı maddi kayıplar ister istemez bütün dünyayı etkiliyor.

Bankacılık Sektörünün Türkiye Ekonomisine Katkısı

Bankacılık sektörünün Türkiye ekonomisindeki önemi ve etkilerini değerlendirecek olursak özel sektörün gelişiminin direkt olarak bireylere artı değer katması şeklinde değerlendirebilir. Aslında bu durumun olumsuz yönlerinin olduğu iddia edilse de bireysel kazanımlar günümüz dünyasının temel meselesi haline gelmiştir. Açıkçası şunu da söylemeden geçmek olmaz; 2000 ve 2001 yılında yaşanan krizler de Türk bankacılık sistemine belli başlı negatif etkiler bıraktı.

Finans sektörü bir ülke açısından en birleşik ve karmaşık yapıya sahip olmasıyla öne çıkıyor. Hal böyle olunca ekonomiler için bir kırılganlık kaynağı olmasının yanı sıra kırılgan ekonomiler için de belirleyici bir parametre haline dönüşüyor.

Bankacılık hem Türk ekonomisinde hem de dünya ekonomisinde yüksek hacmi ve artan sıfırlarıyla dikkat çekiyor. Bu nedenle bankacılık sektöründe çoğu zaman çatlaklar meydana gelebiliyor. Bankacılık sektörünün Türkiye ekonomisindeki önemi başlıklı analizlerde de bunu görmek mümkündür. Asıl mesele Türk ekonomisinin dayanakları. Bu koşullar içerisinde bankacılık sektörü ne kadar daha ürün ya da hizmet başlığı altında tüketiciye sunulan belli başlı faktörler de etkilenebiliyor.

Bankacılık Sektörünün Türkiye Ekonomisindeki Gelişimi

Türkiye’de katılım bankacılığı da öne çıkan bir kavram. Katılım bankaları esas olarak güvence temelinde kurulduğu için tüketicilerin tercih sebebi oluyor. Bunda Türkiye’nin feodal bir yapıya sahip olmasının etkileri de gözlemleniyor.

Bankacılık sektörünün Türkiye ekonomisindeki önemi konularından bir tanesi de kalkınmaya olan pozitif etkileridir. Bunun yanı sıra bankacılık sektörü hızlı bir ekonomik büyüme ve gelişmeye açıktır. Bu sebeple devlet teşviklerinin artırılması günümüz dünyasında oldukça öne çıkmaktadır. Bunun yanı sıra bankalar sadece parasal kontrol mekanizması olarak değerlendirilmemelidir. Bir ekonominin yeniden yapılanmasında kritik bir yere sahiptir. Bankalar uzun dönemli sürdürülebilir makroekonomik istikrarın sağlanmasında en etkili aktörlerden birisidir.

Bankacılık Sektörünün Türkiye Ekonomisindeki Uzun Dönemli İlişkisi

Bankacılık sektörünün Türkiye ekonomisindeki önemi şeklinde yapılan araştırmalar göz önüne seriyor ki ekonomik kalkınma kavramı ana odak noktası olmuştur. Bankacılık sektörünün ekonomideki yeri ve işlevleri üzerinde durularak bu sektörden ne kadar daha pay alabiliriz arayışı da sürüyor. Ekonometrik analizler esasında bu araştırmaları biraz daha önemli kılıyor. Nedensellik testleri de aslında sektörün Türkiye ekonomisine olan katkısını da ortaya koyuyor. Zaman zaman döviz kurlarında yaşanan yükselmeler Türk bankacılık sektörünün dayanıklılığını da test ediyor. Burada önemli olan nokta bunun hangi boyutta olduğunun tespitidir. Bunun yanı sıra Türkiye’nin bankacılık sektöründeki gelişme ve ekonomik büyümenin arasında uzun dönemli bir ilişkisi olduğu da saptandı.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
YORUM YAZ